Memorıa Madalyon Kolyeler

Hiçbir mücevher, sevdiğiniz kişinin anısını kalbinize en yakın yerde taşımanıza imkan veren madalyon kolyeler kadar romantik olamaz. 16. yüzyıldan bu yana romantik mücevherlerin başında gelen ve günümüze kadar popülerliğini kaybetmeyen madalyon kolyeler, yüzyıllar boyunca içlerinde sevilen kişinin fotoğrafını, kokusunu, aşk mektubunu ya da saç tellerini saklayarak zamanın sonsuzluğuna dokundu ve böylece kadınların en değerli mücevheri oldu.

İngilizce “locket” olarak anılan madalyon kolyelerin isim kökeni, Fransızca’da küçük kutu anlamına gelen “loquet” kelimesinden geliyor. Madalyonlar bir kolye ucu, yüzük ya da broş formunda olabilir. İçinde gizledikleri sırrı sadece takanın bildiği bu sihir dolu mücevherler günümüzde de gizemini korumaya devam ediyor En ünlü madalyon mücevherlerden biri, Kraliçe I. Elizabeth’in her gün taktığı, içinde annesi Anne Boleyn ve kendisinin minyatür bir çiziminin yer aldığı madalyon yüzüktür.

19. yüzyıldan önce henüz fotoğraf hayatımıza girmediği için, madalyonların içine sadece dönemin önemli ressamları tarafından çizilen resimler yerleştirilebiliyordu. Yapımı çok uzun süren ve maliyeti oldukça yüksek olan madalyon mücevherleri bu sebeple yalnızca kraliyet mensupları ve asiller takabiliyordu. Fotoğrafın icadından sonra ise madalyonlar çok daha geniş kitlelere hitap ederek popülerleşmeye başladı.

Aşktan, duygulardan ve anılardan ilham alan Melie’nin tasarımları arasında hiç şüphesiz en çok beğenilen tasarımlardan biri de “Memoria Madalyon” koleksiyonundaki madalyon kolyeler. Bir kadının en eski içgüdülerinden biri olan sevdiğine sahip çıkma ve onları anma duyguları, Melie’nin modern tasarımlarıyla birleşerek yüzyıllardır süregelen bir geleneği sürdürüyor. Altın, gümüş, pırlanta ve renkli taşların hayat verdiği mücevherler, takana anımsamak istediklerini her zaman kalplerine en yakın yerde saklamayı vadediyor.