La Belle

Gabrielle-Suzanne Barbot’un, 1740 yılında yayınlanan “La Belle et la Bête” isimli eseri, aşkta dış görünüşün önemli olmadığını, manevi güzelliğin ve iyiliğin her zaman kazandığını anlatan en güzel masallardan biridir. Masal, büyülenmiş ve bir canavara dönüşmüş olan prensin, büyülü sarayından koparılan bir gül ile başlar. Kendisine hediye etmek üzere babası tarafından koparılan bir gülün karşılığında Belle, sarayda Canavar ile yaşamak zorundadır. Masalın başlarında Canavar’ın aşkı karşılığında ona sadece dostluk besleyen Belle’in duyguları sevgiye dönüştüğünde Canavar’ın üzerindeki büyü çözülür.

Masalda bulunan sihirli gülden esinlenerek tasarlanan “La Belle” küpe güllün en güzel renklerini yansıtması için pembe ve karpuz turmalin olarak adlandırılan ve içinde hem yeşil hem de pembe rengi barındıran yaprak kesimli turmalin ile hayat bulmuştur.

Fairy Dust kolyeler, masalda sıkça görülen vitray camları ve sihiri yansıtmak amacı ile ham yakut, turmalin ve safirleri kalp şeklindeki kafesinde saklar. Masalda büyülenenin sadece prens olmadığını hatırlarsınız. Çaydanlık ve kupaya dönüşen, anne-oğul Melie’nin Belle koleksiyonuna farklı bir renk katıyor. İçi açılıp minik mesajların yazılabildiği “Enchanted Pot” kolye, Melie’nin yine vazgeçemediği kullanılabilir mücevherlerin en iyi örneklerinden.