Crown
Türk-İslam mimarisinin en önemli yapıtları arasında yer alan Tac Mahal, romantik görünüşü ve arkasında yatan hikâye ile hala büyülemeye devam ediyor. Aşkın en güzel mabedi olarak bilinen Tac Mahal, Şah Cihan tarafından çok sevgili eşinin ölmeden önceki isteği üzerine inşa edilmiştir. Hint mimarisinden farklı olarak; beyaz mermer kullanılan yapıt, karanlık bir gecede bile asaleti ile parıldar.
Bu büyülü mabedin arkasında yatan hikâye ise; Şah Cihan’ın çok sevdiği eşi Mümtaz Mahal’e duyduğu ölümsüz aşktır. Eşini seferlerde bile yalnız bırakmayan Mümtaz Mahal, bu seferlerden birinde, doğum anında hayatını kaybeder. Artık Şah Cihan’ı hayata bağlayan tek şey, eşinin ölmeden önce isteği olan aşklarının abidesi “Tac Mahal” in inşasıdır.
İnşası 21 yıl süren Tac Mahal’in duvarları; sert cilalı taşların kesilerek, bir motif oluşturması ile bilinen Pietra Dura sanatından çok özel örnekler sunmaktadır. Bu motifler; zümrüt, yakut, elmas, topaz, sedef, akik, firuze ve mercan gibi birçok taşa ev sahipliği yapar. Sevdiği kadını ve ona olan aşkını sonsuza kadar yaşatma uğruna inşa edilen bu özel mabet; Melie’nin “Crown” koleksiyonuna ilham oldu. Koleksiyonda yer alan tasarımlar; Tac Mahal’in duvar motiflerinden ve yapımında kullanılan değerli taşlardan esinlenerek tasarlandı.
Bu aşkı ve uğruna inşa edilen mabedi anlatan en güzel sözlerden biri belki de ünlü Hintli şair Rabindranath Tagore’un “Zamanın yanağında bir damla gözyaşı” sözüdür. Beyaz, siyah pırlanta, siyah oniks ve sedef kullanılarak tasarlanan “Gözyaşı Küpe” ler hem bu sözü hem de birbirlerini gece ve gündüz gibi tamamlayan aşıkları simgeler. Efsane aşkı anlatan koleksiyon; zamanın sonsuzluğuna, aşkın ölümsüzlüğüne dokunur.