Aşkın Kokusu

Güvercin Gerdanlığı ismi ile anılan, güvercinlerin boynunda bulunan halka biçimindeki tüyler, klasik İslam edebiyatında, boyuna geçen ve ölünceye kadar çıkmayan “aşk zinciri” sembolü olarak birçok şaire ilham vermiştir. Aynı isimli, 1027 yılında yazılan “Güvercin Gerdanlığı” adlı eserden ilham alınarak tasarlanan koleksiyon, tıpkı kitapta bahsedildiği gibi aşkın hallerini anlatmak üzere 5 farklı seriden oluşur. Tasarımcı, ilk koleksiyonu olan “Aşkın Kokusu” koleksiyonunda; aşkın hallerini anlatırken, aşkta büyük rol oynadığına inandığı kokuları da aracı olarak kullanır. İçlerine, minik hunisi ile sevdiğiniz kokuyu ya da sevdiğinizin kokusunu koyabildiğiniz bu minyatür parfüm kolyeler, minik bir sanat eseri niteliğinde olup her biri hikâyeye özel seçilen taşları ile usta ellerce kişiye özel olarak hazırlanmaktadır.

Güvercin Gerdanlığı parfüm kolyesi, aynı ismi taşıdığı kitaptan esinlenerek, kutsal ruhu temsil eden güvercin ile betimlenmiştir. Güvercinin boynunda yer alan pırlantalı gerdanlık ise; boyuna geçen aşk zincirini simgeler. Yazar, kitapta saf ruhların birbiriyle önceden tanıştığını, sevenin daha karşılaşmamış olduğu sevgilisinin, nerede olduğunu bilip, onu arzuladığını; onu arayıp, ona yöneldiğini, onunla karşılaşmak için istemsiz çaba sarf ettiğini dile getirir. Kavuşmadan önce birçok engel ile karşılaşacak olan saf ruh, fani âlemde yeryüzüne ait korkularla kuşatılmıştır. Yazara göre, ruh bu perdelerden kurtulabilirse karşılıklı ölümsüz sevgiye kavuşmak kaçınılmazdır. Bu hikâyeden aldığı ilhamla tasarlanan ve ölümsüz sevgi uğruna yapılan ruhsal bir yolculuğun, anlatıldığı kolye koleksiyonda yer alan diğer parfüm kolyeler gibi 18 ayar altın kullanılarak tasarlanmıştır.

Âşık Kuğular parfüm kolyesi, birbirini arayıp bulan ruhları simgeler. Dişi ve erkek kuğunun boyunlarında yer alan pırlantalı gerdanlık ile iki ruhun birbirine sonsuz aşk zinciri ile bağlanması betimlenir. Dişi kuğu, başında yer alan zümrütten bir taç ile taçlandırılırken, her iki kuğunun da gözlerinde yer alan siyah pırlantalar; sadece dış görünüşün aşka neden olamayacağını vurgular. Yazarın şu sözleri kolyeye ilham vermiştir ; “Gönülde iki sevgiliye hiçbir zaman yer yoktur. Nasıl ki akıl tektir, gönülde tektir. İster uzak olsun, ister yakın, bir tek kişiye tutulur ancak…” “Âşık Kuğular” parfüm kolyesi, 2016 yılında, en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan “A Design Award” mücevher kategorisinde ödüle layık görülmüştür.

Ölümsüzlüğün ve şifanın simgesi yılan, Meran parfüm kolyede bize başka bir hikâye anlatmak istercesine; pırlantalarla bezenmiş gövdesi, yakutla süslenmiş ateşten bakışları, çıngıraklı ucu ile kulağımıza tutkuyu fısıldıyor. Yazar, en sıkı düğümleri çözen, katılıkları eriten, sağlamları sarsan, güçsüzlükleri güçlendiren aşkın; yüreğin üstüne usulca konarak yasakları serbest bıraktığını söyler. Parfüm şişesini sarıp sarmalayan yılan, aynı zamanda ruha değdiği an onu sarıp sarmalayan aşka da benzetilmiştir. Bir başka parfüm kolyede, dünya anlamına gelen “Edna”, ismi gibi yerküreyi anımsatır. Pırlanta, safir ve yakut gibi değerli taşlarla süslenen Edna parfüm kolyeler; seven ve sevilen etrafında dönen dünyayı simgeler. Ölümsüz aşkı simgeleyen pırlanta, koşulsuz sevginin taşı zümrüt, tutkunun taşı yakut ve sadakatin taşı safir ile “Edna” parfüm kolyede yer alan taşlar, aşkın ve sevginin içinde barındırdığı nice kutsal duyguları içerir. Yazar, 1027 yılında yazdığı kitabın, döneminin getirmiş olduğu düşünce tarzı ile kınanacağını bilir ve buna rağmen birçok çağdaşından farklı olarak Yaradan’a değil onun yarattıklarına olan sevgiden bahseder ve ekler “Aşk ne din tarafından inkâr edilir, ne de yasalarca yasaklanabilir. Çünkü yürekler Yaradan’ın elindedir.”